|
|
|
19 Nisan 2008 | Yazan - Author: virtuecat | Okuma - Hits: 718 |
Kategori - Category: Nedir
|
|
|
Sözlük, bir dilin veya dillerin kelime haznesini (sözvarlığını), söyleyiş ve yazılış şekilleriyle veren, sözcüğün kökünü esas alarak, bunların başka unsurlarla kurdukları sözleri ve anlamlarını, değişik kullanışlarını gösteren yazılı eserdir. Eski dilde lügat, kamus denir. Leksikoloji sözcükbilimidir. Sözlükçüye leksikografır denir. Lügatçe, sadece bir kitapta geçen terimleri anlatır (glossary).
Sözlükler sözcüklerin anlamlarını veya farklı dillerde ki anlamlarını açıklayabilir. Sözlüklerde bir sözcüğün birden fazla anlamının olduğu durumlar olabilir, fakat genelde ana anlamı ilk başta gösterilir. Birçok sözlük sözcük ile ilgili; okunuşu, dilbilgisi, türemiş sözcükleri, tarihi, etimolojisi, resim, kullanım bilgisi, deyim veya cümle içinde kullanımı hakkında bilgiler de verebilir. Sözlükler genelde kitap halinde bulunmaktadırlar.Sözlükler tek dilli veya çok dilli olabilir. Genel veya özel alanlarla ilgili sözlükler hazırlanabilir. Türleri şöyledir: Ansiklopedik, kavramsal, örnekli, tekdilli, çokdilli, lehçeli, aşanlamlı, karşıtanlamlı, kökenbilimsel, argo, terimler, deyimler, atasözleri, mesleki terimler, karşılaştırmalı.
Sözlüklerde madde başlarını a-be-ce sırası takip eder. Arap harfli eski sözlüklerde madde başı Arapça sözcüğün üç harfli kökünün son harfi esas alınarak sıralanırdı. XIV.-XV.yüzyıllar arasında yaşamış olan el-Kamûsü-ı-Muhît (Okyanus Sözlüğü) adlı eseri Türkçeye çeviren Mütercim Asım bu sistemi kullandı.
İlk sözlük olarak İskenderiye Müzesi kütüphanecisi Bizanslı Aristophanes’in hazırladığı eser kabul edilir. İslam dünyasında en önemli sözlük X. yüzyılda yaşayan Fârâblı İsmail Cevheri’nin Sihâh adlı Arapça eseri. Vankulu Lügatı diye bilinen Müteferrika’nın bastığı ilk kitap da bir Sihâh çevirisidir. Türk kültüründe ilk sözlük ise Kaşgarlı Mahmut’un Türkçe’den Arapça’ya Divanü Lügati’t-Türk’üdür.
Yorumlar - Comments (0) indir - Download
|
|
19 Nisan 2008 | Yazan - Author: virtuecat | Okuma - Hits: 175 |
Kategori - Category: Nedir
|
|
|
Mübah (Arapça: مباح Mubah) veya Helâl, İslam dini terimi. Ef'al-i Mükellefin'dendir. İslam dininde inanan kişinin gerçekleştirmesine (yapmasına) Allah (fıkıh bağlamında 'Şâri') tarafından izin verilen fiillere verilen isimdir. Her ne kadar sözcük köken bakımından bir İslam dini terimi olsa da Türkçe'de "yapılmasına izin verilen" manasında hem dinî hem de dinî olmayan şekilde kullanılmaktadır. Sözcük olarak mübâh Arapça kökenlidir.
Bir şeyin mübah olması, yapılabilir olduğu anlamına geldiği için, eyleme cevaz verilmiştir; yani eylem caizdir. Bu sebeple mübah yerine caiz sözcüğünün de kullanıldığı olur. Seyahate çıkmak veya yemek yemek gibi fiiller örnek olarak verilebilir. Bununla birlikte bir şeyin mübah oluşunun sınırları vardır; bir seyahatte ölüm riski varsa ve seyahati gerektirici herhangi bir sebep yoksa bu belirli seyahatin mübah olup olmadığı tartışılabilir. Aynı şekilde kişinin yemek yemesi mübahsa da, sağlığını bozacak şekilde aşırı yemesi veya haram şeylerden (İslam dininde yemesi yasaklanan şeylerden – domuz eti gibi - ) yemesi mübâh değildir.
İslam dininde mübah kavramı
İslam'da yapılması emredilmeyen ve yasak da edilmeyen şeyler. İslam'a göre mubah olarak sınıflandırılmış eylemler, iyi niyetle yapılınca tâat (Allah'ın beğendiği şey) olur. Kötü niyetle yapılırsa, günah olur. Önemli olan kişinin niyetidir.
Mübah iki çeşittir: mübah liaynihi ve mübah ligayrihi. Mübah liaynihi, kendisinden (bizzat özünden) dolayı mübahken, mübah ligayrihi, kendisi dışındaki başka unsurlar sebebiyle mübah olandır. Örnek vermek gerekirse: haram olmayan şeylerden yemek özü sebebiyle mübahtır. İçki içmek veya haram bir şeyi yemek haramken, eğer kişi can tehlikesiyle karşı karşıyaysa (örneğin eğer içki içmezse öldürülecekse veya açlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıyayken yanındaki tek şeyse) içki ismesi veya haram bir şeyi yemesi mübah sayılır. Burada fiilin kendisi, örneğin içki içmek mübah değildir, fakat fiilin kendisi dışında unsurlar, can tehlikesi gibi, fiili mübah kılabilir.
Yorumlar - Comments (1) indir - Download
|
|
19 Nisan 2008 | Yazan - Author: virtuecat | Okuma - Hits: 294 |
Kategori - Category: Nedir
|
|
|
Vacip, İslam dini terimi. Ef'al-i Mükellefin'dendir. Arapça kökenli bir sözcük olan vacip, İslam'da yapılması gereken eylemleri tanımlamak için kullanılır. Türkçe'de dini bir mana içermeden sadece "yapılması gereken" manasında kullanılmaktadır.
İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'ân-ı kerîm'de açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahâbînin1 açıkça bildirmesi ile tanımlanmış olan emirler. Farklı fıkhi mezheplerin farklı vacip anlayışları vardır. İslam'ın fıkhi mezheplerinden olan şâfiî mezhebine göre vâcib denince farz (yapılması mutlak olarak emredilen) anlaşılır. Fakat diğer mezheplerin vâcibe bakış açısı çoğunlukla daha hafiftir.
İslam'da genel görüşe göre vâcibin terk edilmesi, tahrîmen mekrûhtur. Yâni harama yakın mekrûhtur. Fakat haram değildir. Bu konuda da farklı mezhepler farklı görüşler beyan etmiştir. Bazı klasik İslam alimlerine göre vacip olan eylem yapılmadığında kişinin tövbe etmesi gerekir. Eğer bu tövbeyi etmeden ölürse günah işlemiş olur ve azap görür. Ayrıca, İslam dininde çok önemli bir yeri olan namazın vâciblerinden birini bilerek yapmamak namazı bozmamakla beraber günâh olur. Unutarak yapmayan secde-i sehv (unutma secdesi) yapar.
Yorumlar - Comments (0) indir - Download
|
|
19 Nisan 2008 | Yazan - Author: virtuecat | Okuma - Hits: 133 |
Kategori - Category: Nedir
|
|
|
Farz (Arapça: الفرض), İslam dini terim. Ef'al-i Mükellefin'dendir. İslam dinine göre Allah'ın müslümanlara yapılmasını açık bir şekilde emrettiği kurallardır. Bunları yapmayan günah işlemiş olur. İnkar edenler ise islam dininden çıkmış olur.
İki Kısıma Ayrılır:
* Farz-ı Ayn: (Arapça: الواجب العيني)
Mükellef olan her müslümanın bizzat kendisinin yapması gereken farzlardır. Örnek: Namaz kılmak, Oruç tutmak gibi.
* Farz-ı Kifaye: (Arapça: الواجب الكفائي)
Gerektiği kadar müslümanın yaptığında diğer müslümanlara sorumluluk düşmeyen farzlardır. Örnek: Cenaze namazı kılmak, cenazeyi yıkamak, Kuran-ı Kerimi ezberlemek gibi.
Yorumlar - Comments (0) indir - Download
|
|
19 Nisan 2008 | Yazan - Author: virtuecat | Okuma - Hits: 137 |
Kategori - Category: Nedir
|
|
|
Mekruh (Arapça: مكروه) İslam dini terimi. Ef'al-i Mükellefin'dendir. İslam'da "hoş görülmeyen, beğenilmeyen şey" manasına gelir. İslam'da dinî bakımdan yasaklanmamış olsa da yapılmaması istenen eylemlere verilen isimdir. Ayrıca mekruh sözcüğü eski dönemlerde Türkçe'de "iğrenç, tiksindirici" gibi manalara da gelmekteydi.
Diğer mana: Haram olmayan, ancak harama yakın.
İslam'da mekruh
İslam'da yasak olduğu haram gibi kesin olmamakla berâber, Kur'ân-ı kerîm'de (şüpheli delil ile yani) açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahâbînin (İslam peygamberi Muhammed ile aynı dönemde yaşamış arkadaşları ve taraftarları) bildirmesi ile tanımlanmış yasaklar.
Yorumlar - Comments (1) indir - Download
|
|
19 Nisan 2008 | Yazan - Author: virtuecat | Okuma - Hits: 198 |
Kategori - Category: Nedir
|
|
|
Haram (Arapça: حرام), İslam dini terimi. Din kurallarına aykırı olan, dini bakımdan kesinlikle yasak olan eylemleri tanımlar. Arapça kökenli bir sözcüktür. Bugün Türkçe'de genel anlamda "yasak" manasında ve diğer dinlerde yasak olan davranışları tanımlamakta da kullanılır.
Haram İslam dininde Allah’ın (fıkıh bağlamında 'Şâri'nin') yapılmamasını mutlak biçimde emrettiği fiillere verilen genel isimdir. Örneğin; içki içmek, zulmetmek veya adam öldürmek haramdır.
İslam'da haramlar ayet ve hadislerle Müslümanlara bildirilmiştir. Örneğin:
"De ki: "Rabbim, ancak açık, gizli bütün hayasızlıkları, her türlü günahı, haksız yere isyanı ve Allah'a, hiçbir zaman bir delil indirmediği herhangi birşeyi ortak koşmanızı ve Allah'a bilmediğiniz şeyler yakıştırmanızı yasakladı." (A'râf suresi, 33)
İslam'da haram kavramı [değiştir]
Haramların iki çeşidi vardır: haram liaynihi ve haram ligayrihi. Yalın bir şekilde haram liaynihi kendisinden dolayı haramken, içki içmek veya adam öldürmek gibi, haram ligayrihi başkasından dolayı harama denk gelir, faizli satış yapmak gibi. Açıklamak gerekirse, haram liaynihide konu olan nesne veya fiil bizzat haramken, haram ligayrihiye konu olan nesne veya fiil bizzat haram değilken başka bir unsur sebebiyle haram olur: faizli satış yapmakta, asıl fiil olan satış yapmak haram değilken, faiz haram olduğu için, satışta faiz varsa satış fiili haram olmaktadır.
İslam hukukçuları genelde kat’î (kesin) veya zannî (kesin olmayan) delil(ler)le bir şeyin yapılmamasının istenmesinin kâfi olduğuna kanaat getirmişse de Hanefilere göre bir şeyin haram olabilmesi için mutlaka delilin (veya delillerin) kat’î olması gerekir
Haramın zıddına, yani yapılmasına izin verilen fiile, mübah denir. Mübaha zaman zaman helâl dendiği de olur.
Haram olan söz ve davranışlar
Yenilmesi ve içilmesi haram olan şeyler
Yorumlar - Comments (0) indir - Download
|
|
19 Nisan 2008 | Yazan - Author: virtuecat | Okuma - Hits: 736 |
Kategori - Category: Nedir
|
|
|
Sigara, kağıda sarılmış tütün içeren ve genellikle 85-100 mm uzunluk ve 4-8 mm genişliklerinde üretilen keyif verici madde. Öfori etkisi için içilen sigara bir süre sonra fiziksel bağımlılık ortaya çıkarır.
Sigara içindeki nikotin'in bağlandığı doğuştan vücutta olan nikotinik reseptörler sigara içildikçe artar ve zamanla bunları rahatlatmak için içilen miktarda artmaya başlar. Sigara bırakılınca bu reseptörler rahatsız olur ve bir süre yoksunluk sendromu belirtileri görülür. Ancak zaman ile bu reseptörlerin sayısı azalmaya başlar ve yoksunluk sendromu belirtileri azalır.
Sigara'nın kullanan kişiye ve çevresine verdiği zarar bir çok kanıtla sabittir. Ancak fiziksel bağımlılık bırakmayı zorlaştırır. Yardımcı yöntemler olsa da en etkili bırakma yöntemi kişinin birden bire iradesi ile sigarayı terk etmesidir.
Sigaranın içerisindeki zehirli maddeler
Bunlar kanserojen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin, kadmiyum, hidrojen siyanid, toluen, amonyak ve propilen glikoldur. Örneğin; siyanid kesinlikle öldürücü bir zehirdir. Genel olarak bilinen maddelerden birkaçı;
* Polonyum - 210 (kanserojen),
* Radon (radyosyon),
* Metanol (füzeyakıtı),
* Toluen (tiner),
* Kadmiyum (akü metali),
* Bütan (tüpgaz),
* DDT (böcek öldürücü),
* Hidrojen Siyanür (gaz odaları zehiri),
* Aseton (oje sökücü),
* Naftalin (güve kovucu),
* Arsenik (fare zehiri),
* Amonyak (tuvalet temizleyicisi) ,
* Karbonmonoksit (egzoz gazı),
* Nikotin
* dibenzakridin (zehir)
* ve 3.885 toksik madde.
Sonuç olarak ciğerlerde oluşan Katran (asfalt)'dır.
Sigaranın vücuda zararları
Sigara kullanımı ölümle sonuçlanabilir, ayrıca birçok organ üzerinde ve genel olarak tüm insan vücudunda sistemli zararlara yol açar.
* Diş ve dişeti hastalıkları
* Kulak-burun-boğaz rahatsızlıkları, bu bölgelerde kanser riskinde artış
* Kalp ve damar hastalıkları, yüksek kan basıncı, damar tıkanıklıkları
* Beyin hücrelerinde tahribat
* Katarakt riski
* Solunum rahatsızlıkları
* Mide rahatsızlıkları
* Hamilelerde erken ve yetersiz gelişmiş doğum
* Cinsel rahatsızlıklar, iktidarsızlık
* İnsanlarda sakatlık
* Kalp kanseri
* Cildi tahriş ederek hastalıklara sebep olur.
Yorumlar - Comments (0) indir - Download
|
|
19 Nisan 2008 | Yazan - Author: virtuecat | Okuma - Hits: 193 |
Kategori - Category: Nedir
|
|
|
Ticaret
İki taraf arasında bir değişim aracı (örneğin para) vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alış verişidir. Ticaretin insanlık tarihindeki ilk şekli takastır. Takas yöntemi ile, mal ve hizmetler birbiri karşılığında değiş tokuş edilir. Günümüzde ise artık değişim aracı olarak para kullanılmaktadır.
Ticaretin Doğuşu
Ticaret eyleminin insanlık tarafından keşfedilmesi insanlık tarihinin erken dönemlerine dayanmaktadır. Pek çok tarihçi, ticaretin, iletişimin doğuşunu takiben takas yöntemiyle başlamış olduğunu düşünmektedir.
Ticaretin ortaya çıkış nedeni, insanın ihtiyaçlarını karşılama arzusudur. Üretimin ve kaynakların kısıtlı olmasından dolayı insan, kendinde olmayan mal veya hizmeti bir başkasından sağlamak istemiş, bunun için de kendinde bulunan mallar ile değiş tokuş yapmaya başlamıştır. Daha sonra iş bölümünün gelişmesi ve ticari malların çeşitlerinin artması ile, ortak bir değişim aracına ihtiyaç duyulmaya başlamıştır. Böylelikle ekmek, altın, fasulye, inci gibi mallar, para gibi bir değişim aracı olarak kullanılmaya başlamıştır.
Paranın keşfi, ticaretin kolaylaşmasını ve yaygınlaşmasını sağlamıştır. Taşımacılığın ve iletişimin de gelişmesi ile birlikte ticaret evrimleşmiş, bugünkü halini almıştır. Bu gelişim sırasında da içinde bulunduğumuz ekonomik sistem gelişmiş, ticareti düzenleyici kanunlar yapılmıştır. Günümüzde ticaret, ekonominin merkezinde yer almaktadır.
Yorumlar - Comments (0) indir - Download
|
|
|